Poetika

her dil yamalıdır. ve dilsiz yamalarla sen
çok kalaba etme kim. ne sükût ne esrar bu
birazı musibet gerisi riya bir tenle
bulmalıdır dünyada açlık kendi rengini
sessiz harf, harfsiz sesi; bulanlar yordamıyla
boğmuştur içimizde. bir ses bir sesi daha

hep silgiye başvuran ve sesi çatallaşan
şu ülkeye kefilim ve şu paydos anına
sersefil sakıncası cezaya uğramanın
sergisi umulmadık yaralarla açılan
çekiyor kuyusuna bir ses bir sesi daha

işte sen de şairsin hoş geldin kafiyeye
ne anlama gelirsin? ne serbest kargışların!
ataların görklüydü tanırlardı kılıcı
cânım felaketlerin yatırıp tende mizan
tartardı ulu vakit bir ses bir sesi daha

ben karınca olmam sen Süleyman olmadan
rüzgârı ulu orta ve tahtı kırk kilitle
eksildi kelimeler. büyüdü alkışların
bir vadi dolu altın yetmeden mahzenine
buluyor ikindiyi bir ses bir sesi daha

çarpıl şimdi ilhama. güloynar ve garabet
baş eğmez bir dizedir kim çalsa emrivaki
dönmeden sırta kalbin çarpıl ya da ikrar et
tanıyor hırsızıyla bir ses bir sesi daha

bulmadık ey hacegân bakılmadık hece O
gönül sona mı erdi şenliği var nefslerin
görgeç yeni zamandı. ve kadim mimarına
gülüyor alay aksak. bir ses bir sesi daha

bu yedinci bendidir bu kaçıncı mahalle
evine uğra uğul baban da yetim senin
ağıdın kum çektiği o dağâvaz bitmiştir
sen şiir diyeceksin ehil evden bilecek
işte sönüyor güneş yürüyor dağlar işte
arıyor divanında bir ses bir sesi daha

Çayan Özvaran

(Karabatak Dergisi, 24. sayı)

Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir